Akne Nedir?


Dermatolojide “Akne Vulgaris olarak adlandırılan lezyon, Türkçedeki yaygın adıyla ergenlik sivilcesi olarak bilinir. Ergenlik yaşlarında ortaya çıkan ancak ne yazık ki bazen otuzlu kırklı yaşlara kadar devam eden bir hastalıktır. Dermatolojide birçok hastalık gibi, multi (çoklu) faktörlere dayalı gelişir. Oluşmasında birden fazla patojen (bulgu) devreye girerken çoğunlukla sebep akneye yatkın bir genetik yapıdır. Bazı hastalarda ise genetik altyapı olsun veya olmasın içsel ve veya dışsal sebeplerle aknenin oluştuğu ya da arttığı bilinir. Özellikle hastaların psikolojk hassasiyeti ve yaşam koşullarında ki olumsuz değişimler tetikleyici olabilir.

Aknenin etmenleri:

Aknenin oluşmasında 4 temel patojen (bulgu) mevcuttur.

  1. Cillteki aşırı yağ (sebum) salınımı:

Cildin üzerindeki sayısız kıl foliküllerinde ki (gözenek) yağ bezleri, özellikle ergenlikte artan hormonal uyarımlar ile daha fazla yağ üretimi gerçekleştirir. Bu aşırı üretilen yağ, cilt foliküllerinden (gözenek) dışarı atılmaya çalışılsa da çoğunlukla aşırı üretim folikül içerisinde de birikerek akneye ortam hazırlar.

Önemi not!!Cilt yağlanması, beslenme ile alınan ya da metabolizma içerisinde bulunan diğer depo yağlardan farklı bir yapıdadır ve birbirini etkilemezler.

  1. Ciltte ve folikül (gözenek) aşırı ölü hücre (keratinizasyon) birikimi:

Cildimiz üst katmanlarından sürekli olarak ölü hücrelerini atarak yenilenir. Cildin üst yüzeyinden kolayca atılan ölü hücreler, folikül (gözenek) içlerindeki deri katmanlarından atmak daha zordur. Folikül içine dökülen ölü hücreler çoğunlukla gözenek içerisinde bulunan yağ salgısı ile birleşerek yoğunlaşır ve gözenek ağzından dışarı çıkmakta zorlanır. Genellikle artan bu iki olgu değişik tipte komedon oluşumlarına sebebiyet verir. Halk arasında siyah ya da beyaz nokta olarak bilinen bu lezyonlar. İnflamasyona (non-inflamatuvar) uğramamış basit lezyonlardır. Ancak akne (sivilce) bu lezyonlar üzerinde gelişir. Bu tür komedonal lezyonları temelde 3 kategoride görebiliriz.

  1. Mikro komedon; folikül içerisinde hafif düzeyde yağ ve ölü hücre birikimi ile oluşur. Cilt yüzeyinden farkedilmez, genellikle diğer komedonlar bu yapının üzerine gelişir. Ancak bazen direk inflamatuar-akne lezyonuna da dönüştüğü bilinir.

  2. Kapalı komedon (beyaz nokta); folikül içerisi ölü hücre ve yağ salgısı ile dolduğu halde gözenek ağzı tamamen kapalıdır. İçerideki organik madde dış ortamdaki oksijenle temas etmediği için dışarıdan görünen beyaz bir nokta olarak kendini gösterir.

  3. Açık komedon (siyah nokta); kapalı komedonun aksine gözenek ağzı açık olduğu içeride biriken ölü hücre ve yağ salgısından oluşan organik madde oksijenle temas ettiği zaman okside olarak siyahlaşır ve siyah bir nokta olarak görünür hale gelir.

Önemli not!! Cildin kirlenmesi siyah nokta oluşturmaz, doğru bir temizleyici ile cildin temiz temizlenmiyor olması, gözeneklerin tıkanmasına sebep olan sıradan makyaj malzemeleri, cilde uygun olmayan yağlı ürünler komedonları arttırır.

  1. Cilt üzerinde yaşayan akne bakterisi:

Tıptaki adıyla propinoi-bacterium acnes (PBA) her insan cildinde bulunabilen bir tür bakteridir. Yukarıda bahsettiğimiz 2 temel akne olgusu gerçekleştikten sonra akne bakterisi sayıca tehlikeli düzeylere ulaşır. Bu bakteri ciltte bulunan yağdan beslenir ve ölü hücrelerce tıkanmış gözeneklerde güvenli bir çoğalma ortamı bulur. Komedon oluşumları bu bakterilerin kolonileri için çok elverişli ortamlar sağlar. Bakteri tükettiği yağlardan sonra cilt üzerinde bir takım atıklar (Lipaz) oluşturur. Çok sayıda bakterinin oluşturduğu atık miktarı ortamdaki hücrelerde olumsuz değişimlere sebep olur. Hücrelerde ki olumsuz değişimlere kayıtsız kalamayan bağışıklık sistemi duruma müdahale eder.

Önemli not!! Akne tek başına bakteriden etkilenerek oluşan bir hastalık değildir. Diğer bulguların (patojen) varlığı ile bir arada gelişir. Bu sebeple asla bir insandan diğer birine bulaşmadığı gibi bir lezyondan cildin herhangi bir yerine de bulaşmaz.

  1. İnflamasyon süreci:

Akne bakterisinin çoğalıp ve ortamda ki hücreler üzerinde olumsuz değişimler başlatması bağışıklık sisteminin tepkisine yol açar. Bağışıklık sistemi bu kontrolsüz duruma müdahale etmek yani bakteri ile mücadele etmek zorundadır. İnflamasyon bağışıklık sisteminin bakteriye açtığı bir savaştır ve bakterinin çoğaldığı alan olan folikül içerisinde gerçekleşir. İnflamasyona uğramış bu lezyon aknedir. İnflamatuar akne değişik düzeylerde karşımıza çıkabilir. İnatçı, ağrılı, geç iyileşen ve bazen deri üzerinde hasarlar bırakarak iyileşen tiplerde kendini gösterir.